2011 Dursun GÜL----------------------------------------------
2010 Osman YİĞİT----------------------------------------------
2009 Nuri AVŞAR----------------------------------------------
2008 Necmettin SARIKAYA----------------------------------------------
2007 Hacıbekir GÜNEY AĞALARIMIZA, YAPMIŞ OLDUKLARI MADDİ VE MANEVİ DESTEKLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ. YÖNETİM KURULU.

 

-:- Ekonomik Durum -:-

 

Sivas vilayetinin iklimi latif ve sıhhate faydalı ve toprağı umumiyetle verimlidir. Arazisi her nevi hububuat, meyve ve sebze yetiştirilir. Amasya cihetinin elma, armudu ile bir nevi sert buğdayı ve Tokat sancağı ile Erbaa kazasının tütünü ve Darende’nin eriği meşhurdur.

1903 Vilayet Salnamesi’ne göre; Sivas ve çevresinde bazı çiftliklerin uzun yıllar ekilmediği ve dolaysıyla dikenliğe döndüğü belirtilmektedir. Bunun da nedeni, yöre ikliminin sert ve soğuk geçmesi gösterilmektedir.
1909 Yılı Tarım Sayımı istatistiklerine göre Sivas Sancağının nüfusu 340 bin dolayında bulunmaktaydı. 47.474 hane tarımla uğraşmakta ve ekili arazilerin toplan alanı 967 bin dönümü bulmaktaydı.
Sivas Sancağı’nın, sayım yıllarına göre, tarım ürünlerinin ekilişi ve üretimleri, biraz değişmekle beraber önemli bir tarım potansiyelinin yüksek olduğu görülmektedir. Özellikle topografya ve sulama ile ilişkili olarak, kazaların tarım ürünleri üretimi çeşitlenmektedir. Ekili alanların büyük bir bölümünde tahıl ekimi hakimdir. Tahıl ekiminin % 90’ının buğday ve arpa teşkil etmektedir. Tahıllardan buğday öne sırayı almaktadır. Ardından arpa gelmektedir. Ayrıca baklagillerden nohut ve fasulye, yumrulu bitkilerden patates ekimi ve üretimi hayli önemlidir.
Sivas Sancağı’nda bağcılık ile ilgili veriler, değişmektedir. Bağlık alanların alanı ve üretimleri, 1909 ile 1913 ve 1914 tarım sayımlarında büyük farklar olduğu görülmektedir. Sözkonusu bu anormal fark, bağcılığı ile ünlü Bünyan-ı Hamid kazasının Kayseri vilayetine bağlanması ile ilgilidir. Nitekim Kayseri’de bağlık alanların alanı 1909’da 17.500 dönüm iken, 1913 yılında alan 340,136, 111,600 dönüm olarak gösterilmektedir.

Burçak, 1909 sayımlarında tahıllar, 1913 ve 1914 sayımlarında baklagiller hanesinde sayılmıştır. Patates, 1909 sayımlarında baklagiller, 1913 ve 1914 sayımlarında köklü bitkiler hanesinde sayılmıştır.

Sivas Sancağı’nda tarım ürünlerinin ekimi ve üretimi, kazalara göre dağılımı incelendiğinde, bazı özellikler göze çarpar. Buğday ekimi ve üretiminde, Zara, Suşehri, kangal, Yıldızeli, Hafik ön sıralarda yer almaktadır. Oysa arpa üretiminde büyük farkla Suşehri öndedir. Bunun sebebi, tahıl ekimine uygun arazilerin fazlalığındandır. Öte yandan Sulama imkanlarının fazla olduğu Hafik, Gürün, Sivas merkez, Suşehri kazalarında, patates ve fasulye ekimi ve üretimleri hayli yekün tutarlar.

20.yüzyılı başlarında, Sivas Sancağı’nda meyvecilik pek önem taşımaz. Daha ziyade ceviz, dut, kayısı, erik, elma ve armut gibi meyveler üretimi söz konusudur. Ancak üretilen bu meyveler, ihraç edilmeyip, iç tüketime yöneliktir.

Sivas Sancağı’nda, ekonomik faaliyetlerden hayvancılık ekme biçme faaliyetleri kadar önem arz etmektedir. Nitekim 1913 Yılı Tarım sayım sonuçlarına göre, Sivas Sancağı sınırları içinde beslenen hayvan miktarı, Osmanlı Devleti içinde beslenen hayvan miktarları içinde önemli bir paya sahiptir. Sözgelimi devlet sınırları içinde beslenen koyunun % 2,8’i, sığırın % 3,6’sı, Sivas Sancağı’nda beslenmektedir. Özellikle mandanın % 3,1’i, keçinin % 2,6’sı bu yörede beslenir. Bunda, sancağın hem bataklık ve sulak alanlara ve hem de dağlık alanlara sahip olması büyük rol oynar. 1913 yılında, yörede beslenen büyük baş hayvan sayısı; 223,943 başı, küçük baş hayvan sayısı ise 1,104,013 başı bulmaktadır.

Sivas Sancağı’nda, hayvan ürünleri üretimi, beslenen hayvan sayılarına göre değişmektedir. Bu konuda en ayrıntılı bilgiler 1913 yılı Tarım istatistiklerinde görülmektedir. 1913 yılında sancağın süt üretimi, yapağı üretimi hayli fazladır. Söz konusu bu yılda sancak sınırları içinde 67 bin ton süt, 795 ton yapağı üretilmiştir. Sancağın bal üretimi de hayli fazladır. Sancak sınırları dahilinde, yıllık ortalama 100 tondan fazla bal üretilmiştir.

Madenler ve Sanayi

Karahisar sancağında çok miktarda şab ve Tokat’ın güneyinde bakır ve Maden kömürü ve Gümüşhacıköy ile Tavşan dağında simli kurşun madenleri vardır. Amasya sancağında maden suları çok olup en meşhuru Havza ılıcasıdır. Tuzlalarından dahi çok miktarda istifade edilir.
Adı geçen vilayetin sanayii, pek geri ise de, dericilik sanatı ileri gitmiştir. Sivas, Amasya, Tokat, Karahisar taraflarında da kilim, şayak, seccade gibi şeyler dokunur. Vilayetin ithalat ve ihracatına vasıta Samsun kasabası olup, Karahisar cihetinin iskelesi dahi Giresun kasabasıdır. Bu iki kasaba merkez vilayete birere şose ile bağlıdır.
1903 Sivas Vilayet Salnamesi’ne göre; Sivas merkez sancağında 1.000 kadar halı dokuma tezgahı bulunmaktadır. Söz konusu bu atölyelerden bazıları, A.B.D’ye halı satmaktaydı. Gürün’de kaşmir ve yazlı kumaş dokumacılığı, Sivas merkezde bakırcılık, Divriği’de demircilik ve bıçakçılık önemli bir uğraşı idi.
1927 Sanayi Sayımı’na göre; Sivas ilinde; toplam 846 işyeri bulunmakta ve bu işyerlerinde toplam 2.511 kişi çalışmaktaydı. Bunun hemen yarısını tarıma dayalı sanayi sektörü teşkil etmekteydi. Tarıma dayalı sanayi sektöründe 400 işyeri bulunmakta ve 1.117 kişi çalışmaktaydı. İşyerlerinin sektörlere göre dağılımda tarıma dayalı sanayiden sonra, maden işletmesi ve makine, dokuma sanayisi önemliydi.
Sonuç

Sivas vilayeti, 20.yüzyılın başlarında, Osmanlı Yüce Devleti’nin Anadolu yarımadasının tam merkezi kısmında yer alan vilayetiydi. Coğrafi konumu nedeniyle, jeopolitik önemi oldukça fazlaydı. Nitekim bu önemini, Kurtuluş savaşında açıkça göstermiştir.
Sivas vilayeti, kendine yeterli düzeyde tarım ve hayvancılık potansiyeli bulunmaktaydı. Sanayi ve ticaretini pek canlı olmadığı vilayette, içe dönük bir ekonomi hakimdi. Bunda yolların yetersizliği ve kalitesizliği büyük etkisi bulunmaktaydı. Gerçi bu dönemde yolların onarımı ve yapımına önem verildiyse de, ticareti pek canlandıramamıştır.
Savaş yıllarının hüküm sürmesi, Osmanlı Devleti’nin genelinde olduğu gibi, Sivas Vilayeti’nde de, kıtlık, yokluk ve sıkıntılar hakim olmuştur. Ancak tüm bu kıtlık, yokluk ve sıkıntılara rağmen, Sivas Vilayeti; Kurtuluş Savaşı’nın başlatılması için önemli kararların alındığı bir merkez olmuştur. Bun özelliğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk; 13 Kasım 1937 yılında söylediği şu veciz sözle çok güzel ortaya koymaktadır. Atatürk Sivas için; “ Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildi” demiştir.

Yeni web sitemiz nasıl olmuş?
Çok güzel
Beğendim
Fena değil
Kötü
[Sonuçlar]

SPONSORLARIMIZA, YAPMIŞ OLDUKLARI MADDİ VE MANEVİ DESTEKLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ. YÖNETİM KURULU.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
© 2009 Yapracık Köyü, Tüm hakları saklıdır.
Tasarım ve Kodlama: Sedat YELKENCİ & Fatih AKKAYA